Önce Samos…

Önce Samos…

Kuşadası limanından kılavuz botlar önderliğinde ayrılan Louis Cristal, Türkiye’ye en yakın adalardan biri olan Samos’a doğru yol alıyor. Ben de bu süreci, hem 7 gün boyunca evim olacak kamarama yerleşme,  hem de öğle yemeği için açık büfeye uğrama, hem biraz gemi içinde gezme ve yarım saat de güneşlenme ile geçiriyorum. Yaklaşık 2,5 saat sonra Samos limanına demirlemiş oluyoruz. Gemiye binişte pasaportlarımızı teslim etmiş ve bize manyetik bir kart vermişlerdi. Adalara inerken ve gemiye geri binerken bu kartları okutacaktık.

SAMSUNG CSCYunan kültürü hep dominant. Her yerde, her zaman yaygaracı bir tatlı teyze gibi. Ben ondan çok seviyorum belki de. Yaygaracı, tatlı teyze samimi, eğlenceli ve ara ara da filozof  tadında. Samos’un muskat üzümünden yapılmış, meşhur tatlı şarabını içtikten sonra böyle oldum ben. Yunanı teyzem yaptım.

Yunan adaları pek çok insan için güzel plajları ve harika deniz ürünleri ile meşhur. Ancak adaların çoğu eski Yunan filozofların da memleketi.

Bu noktada şu soruyu sorsam “Üçgenin iç açıların toplamı kaçtır?” sonra da Samos hangi filozofun adası desem. Yanıt ilkokul 4. sınıf bilgilerimizde kayıtlı. Pythagoras köyü, ünlü filozof ve matematikçi Pisagor’un doğum yeri. Bu köyün sahilinde sembolik bir Pisagor heykeli, güzel kafeleri de buz gibi bir bira ya da frappe içmek için ideal. Hem dinlenmek için de güzel bir mola noktası.

SAMSUNG CSCSamos Kasım ayından yaz başına kadar yağış aldığı için, Thassos gibi yeşil, bol ağaçlı bir ada. Türkiye’ye en yakın olduğu noktada mesafe ise 1300 metre! Şarapçılık ve turizm en önemli gelirleri ancak samimi olmak gerekirse muskat şarabını sevdiğimi söyleyemeyeceğim. Köylerin pek çoğu Türkçeye benzer isimler taşıyor, Karlıova, Kokkari gibi.

SAMSUNG CSC

                        Biz önce Kokkari, ardından da Pythagoras köyünü ziyaret edip, akabinde de Samos merkeze, Ticaret Odası’nın Türk ve Yunan basını için organize ettiği davete geçiyoruz.

SAMSUNG CSC

                            İlk günümüz böylelikle oldukça keyifli geçmiş oluyor. Akşam gemiye dönüş ve yemek sonrası, 5. katta, geminin kıç tarafında bulunan kafede akşam kahvesi ve dinlenme zamanı. Sabah bakalım hangi adada uyanacağız?

Kuyruksuz Uçurtma takma adı 2009'dan bu yana blogumun adı! Yakıştı diye düşünüyorum. Benim gibi, rüzgar akıllı.

There are 3 comments for this article
  1. Erhan at 11:14

    Girişi nasıl yaptın, vize gerekli mi? İşlemler için ne kadar zaman önce başvurmak gerekiyor?

  2. İrem Özer Author at 11:39

    Selam Erhan,
    Vizem vardi o nedenle herhangi bir islem yapmadim. Ancak 3 gun onceden basit birkac evrakla kapida 15 gunluk vize alinabiliyir. Su an konsolosluga basvursaniz en az 6 aylik alirsiniz. Baska seyahatlerde de kullanilir 😉

  3. Erhan at 07:25

    Teşekkürler İrem,
    Yazılarını ilgiyle okuyorum 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir