Aşkın rotası…

Aşkın rotası…

Evrene pozitif enerji yolluyorum.

14 Şubat yaklaşıyor, her ne kadar benim için bu sevgililer gününe kadar sevgili bulup bir de seyahat organize etmeye geç kalmış olsam da belki sevgilisi olanlar için ilham verebilirim diye düşünerek İrem’in sevgililer günü için ideal tatil rotalarını yazıyorum. Belki Tripsta’dan uygun bilet bulup, uçağa atlayıp gidersiniz, gidince de ben bir ara aklınızdan geçerim. Ne mutlu olurum!

20121126_162019

Roma- Colleseo

Favori lokasyonlarımdan biri Roma.

Roma’yı kelimelere dökmek çok zor. Fotoğraflar da yetmez, gidip görmek gerek. Hatta bir kez görmek de yetmez, farklı zamanlarda yeniden gitmek yeniden beslenmek gerek Roma’dan. Herkesin bildiği Aşk Çeşmesi’ne para atmak, köşedeki pizzacıdan bir dilim pizza alıp Colleseo’ya kadar yürümek, oradan bir taksiye atlayıp Pantheon’a gitmek, bir kafede oturup espresso içmek. Ertesi gün Trastevere sokaklarında kaybolmak, Sistine Şapeli’nde yasakları delip gizli gizli fotoğraf çekmek.  Roma’ya aşık olmak, Roma’da aşık olmak.

İkincisi mi? Belgrad. Ben neden bu şehri bu kadar sevdim bilemiyorum ama Ada Ciganlija’sı, Beton Hala’daki restoranlar, kafeler, Zemun’daki Saran restoran, gece kulüpleri, oldukça uygun yeme, içmesi, konaklaması ile Belgrad ideal şehirlerden biri. Hem de vize de yok, uçak biletini al, pasaportun elinde hoop Belgrad’dasın.

20130418_183526

Belgrad

Bir diğer aşık olduğum yer ise Viyana. Sanırım ben orada evlenmek istiyorum, ya da biri bana evlenme teklif edecekse lütfen adres Viyana olsun. Şu ana kadar 2 kez gittim, biri yaz mevsiminde diğeri ise Kasım ayıydı. İkisinde de ayrı keyif aldım. Bir defa küçük bir şehir olduğu için öğrenmesi, gezmesi çok kolay, ister sadece hafta sonu için gidin tadı çok iyi bir şekilde çıkarılacak şehirlerden biri. Ancak tabi birkaç hafta sonu gerekebilir. Çünkü Viyana sanat galerileri, müzeleri, kafeleri ile dolu dolu yaşanacak bir şehir. Sarayları ise yarım gününüzü alabilecek ölçüde büyüklükte. Schönbrunn, Belvedere sarayları, Albertina sanat galerisi, Kunsthistorisches Müzesi…

9330_134501636265_7995794_n

Atina

Atina pek çok kişinin ilgisini çekmese de bendeki Yunan sevdası ve gidince de görünce nasıl güzel bir şehir olduğunu herkese anlata anlata bitiremiyorum Atina’yı. Dünyada az şehir var açık hava müzesi olarak gezilebilen. Bunlardan biri de Atina, diğeri Roma ve eskiden belki İstanbul da listedeydi. Halen listede olduğunu pek sanmıyorum.  Atina öyle güzel ki, biz gibi ama değil, Avrupalı gibi ama değil, kendine has edasıyla, çatal bıçak sesleri ile, pek çok kişiye kaba gelen ama benim bayıldığım Yunancasıyla dünyadaki en özel şehirlerden biri. Hem uçuş mesafesinin kısalığıyla da zamandan tasarruf edilebilecek bir yer. Özellikle Doğu Atina tarafına gidip pek çok kafe, restoran, gece hayatının tadı çıkarılacak noktalardan

DSCF7308

Paris

Ve Paris, Paris olmadan böyle bir liste bitirilemez. Bana kalırsa Londra daha iyi bir aşk şehri, sanki gerçek aşklar Londra’da geçici aşklar Paris’te gibi bir izlenim var benim beynimde. Ama her durumda Paris müziği ile o akordeon sesi ile biraz daha önde gidiyor gibi. Eğer bu sevgililer gününde Paris’e giderseniz St. Germain’de herhangi bir sokakta, herhangi bir şarap butiğinde oturup, şehri koklayın, şehri hissedin.

Bu ay, bu sevgililer gününde aşk sizinle olsun…

Related posts:

Kuyruksuz Uçurtma takma adı 2009'dan bu yana blogumun adı! Yakıştı diye düşünüyorum. Benim gibi, rüzgar akıllı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir