Dün-bugün

Dün Tülin’ciğimle İstanbul Film festivali açılışındaydık. Film gösterimi öncesinde festivalde gösterilecek filmlerden oluşturulmuş mix tanıtım filmleri, Türk sinemasına emek vermiş kişilere verilen onur ödülleri, Candan Erçetin, Melike Demirağ ve Şevval Sam şarkıları sıradandı. En sevdiğimiz kısım, bu sene kaybettiğimiz sinemacıların resimlerinin sırayla geçişi ve alkış tufanı. Tülin ile sanki oraya ağlamaya gitmişiz gibi zırladık durduk rahmetli olan sanatçıların resimleri perdede oynadıkça.
Sonra filme geçtik. Lanet olsun ki ortada ve güzel bir yerde oturuyorduk. Yoksa ilk dakikalarda kalkıp gidecektim. Kendini Kürdistan’lı olarak tanıtan Musul doğumlu bir Iraklı kürt genç Fransa’dan İngiltere’ye geçmeye çalışıyor. Türk askerinin Türk sınırında yakalandığında onun başına poşet geçirdiklerini ve 8 gün boyunca bu poşetle durduğunu anlatıyor. Ara ara yine Kürdistan geçiyor. Kürtçe konuşuluyor filmde mülteciler kendi aralarında ama arada da Türkçe cümleler de geçiyor. Hoşlanmadım. Tülin de hoşlanmadı. Ama kalkıp gidemedik. Ben arada uyukladım. Hem canım sıkkındı hem de yorgundum, çok benzer bir filmi de daha evvel izlemiştim. Etkilemedi beni. Açılış için başka bir film olsaydı ben daha tatmin olmuş şekilde ayrılacaktım oradan. Ama nafile.
Sonra Cafe Den’e gidip birer kadeh şarabımızı içtik. Keyifliydi, son olarak da Chocolate cafeye gittik. Salak bir yer. Bir daha gitmem.

Bugün ise sabah erkenden kalkıp Balat turuna gittik. Keyfim olmadığı için nereleri gezdim, neler yaptım çok hatırlamıyorum. Fotoğraflara bakınca sanırım aklıma gelecek. Bol bol kilise, bol bol metruk ev, fakirlik, pislik gördük. Çok eski bir semt olması ve bazı yaşanan evlerin 100 yıldan da eski olması muhteşemdi. Yediğim köfte ile biraz kendime geldim.
Bugün iğne olmaya başladım. Neredeyse 2 ayda 4 kilodan fazla kaybettim. Bu benim için facia! 2000 yılındaki kiloma düşmüş oldum. 3-4 gün bu iğneden olacağım bakalım fayda edecek inşallah. İğneden de öyle korkuyorum ki! İğne olmak için MSC’ye gittim bizim hemşire halletsin diye. Kız daha iğneyi eline aldı benim tansiyon 6’ya düştü, nabız fırladı:)))) Acımayacağını bile bile bu ne korku! Ne komik ya çocuk gibiyim!

Kuyruksuz Uçurtma takma adı 2009'dan bu yana blogumun adı! Yakıştı diye düşünüyorum. Benim gibi, rüzgar akıllı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir