Safranbolu, hayat dolu…

Safranbolu, hayat dolu…

Hayat dolu deyince akla geliyor, barlar, gece kulüpleri, cıstak cıstak eğlenceler, 7/24 yaşayan bir şehir. Öyle değil ama biz Türk milletinde bu kadar uzun süre aslı ile aynı kalmış, dokusu bozulmamış, 8 kuşaktır aynı ailenin yaşadığı evler, konaklar varsa hayat dolu demek yanlış olmaz sanırım. Ne dersiniz?

20140719_162006İstanbul’dan Safranbolu merkeze yol kısa değil, ancak bu gözümüzü korkutmuyor, yol üzerinde kahvaltı molası, arada araçta tilki bayılması uykular ile öğle saatlerinde Safranbolu’ya varmış oluyoruz.

Otelimiz Turing işletmelerinden biri olan Havuzlu Asmazlar Konağı. Odalarımız hazırlanırken otelin lobisi ve kahvaltı alanı olarak kullanılan, ev iken ise salonu olan, ortada kocaman havuzu ile daha evvel karşılaşmadığım bir manzara bizi karşılamış oluyor. Hayal ediyorum. Burası evim olsa, içinde kocaman bir havuz. Şırıl şırıl su sesleri, karpuzu at soğusun. İstersem girer yüzerim de. Öyle böyle değil kocaman kare şeklinde bir havuz bu.

Daha sonra odalarımıza çıktığımızda gördük ki büyülü bir gece bizleri bekliyor. Dantel örtüler, pirinç yatak başı, pencereler, perdeler, yerdeki kilim. Hepsi ayrı güzellikte. Gece güzel uyuyacağız hayali ile odaları terk edip lobide ekiple buluşuyoruz.

Ben kiminle mi gittim? Bu sefer yalnız değilim Dostlar Bir Arada ekibinden fotoğrafa gönül vermiş arkadaşlar ve çok sevgili Mustafa Seven ile birlikteyiz bu kısa seyahatte.

20140719_140800Yoldan geldik ve açız, meşhur kuyu kebabını yemek üzere istikamet Kadıoğlu Şehzade Sofrası. Otelimizden yürüyerek 5-6 dakikalık mesafede, şehir merkezinde. Enfes pideler, kokmayan, beni rahatsız etmeyen kuyu kebabı ve kendi yapımları ayran. Yeme de yanında yat denilenlerden hepsi.

Yemek sonrası ile Safranbolu sokaklarında kendimizi kaybedeceğiz düşüncesindeyim ancak kalabalığız, hava sıcak, o yokuşlar nasıl çıkılacak diye düşünürken kendimizi golf arabalarına yerleşirken buluyoruz. Bu harika bir fikir, hem minimumda yorulacağız hem de Albay (Rehberimiz) bize her şeyi detaylı anlatacak.

20140719_161955Şehirde gezilmedik yer bırakmayıp, en son otelimizin bitişiğindeki halen içinde yaşanan Asmazlar Konağını ziyaret ediyoruz. Kocaman bir bahçe, evin içinde üst katta kocaman bir havuz! Şu an 5 kişinin yaşadığı evi ve tarihçesini evin hanımı bize anlatıyor.

Bize kalan serbest zamanda ise bir hamam sever olarak 800 yıllık tarihi Cinci Hamamı‘nda soluğu alıyorum. Ne yalan söyleyeyim Edirne’deki Saray Hamamı daha güzel, daha aydınlık ve daha hijyenik görünümde. Aklanıp paklandıktan sonra koşar adımlarla otele, üstümü değişmek için odama çıkıyorum. Akşam yemeği saati geldi bile. Canlı müzik yapan, bizi şaşırtan ve mezeleri ile büyüleyen Taş Ev‘e gidiyoruz.

Gece büyülü bir uyku sonrasında ise sabah meşhur mu meşhur Boncuk Kahve’de kahvaltımız hazır.  Misafirperverlik, ikramlar, yediklerimiz hepsi şu an yazarken bile karnımı acıktırdı. Közde yapılan Türk kahvesi ise gezimizin benim için en keyifli anlarında biri oluyor.

20140720_101920Yağmurlu ancak ılık bir günde Safranbolu merkezden ayrılıp, Kristal Teras’a, İncekaya Su Kemerleri, Bulak- Mencinis mağarası ile gezimizi tamamlıyoruz. Elimizde bolca fotoğraf var. Yine harika anılar demek. Pazar akşamı İstanbul’a doğru hareket ediyor olmak keyif kaçırsa da geçen 2 günün hatrına sesimizi çıkartmıyoruz.

Related posts:

Kuyruksuz Uçurtma takma adı 2009'dan bu yana blogumun adı! Yakıştı diye düşünüyorum. Benim gibi, rüzgar akıllı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir