Halkidiki, Yunanistan’ın Maldivler’i

Halkidiki, Yunanistan’ın Maldivler’i

Öyle yorgunum ki bavula ne koyduğumu hatırlamadan, bilinçsizce yatıyorum yatağa. Sabah erkenden yola çıkma planımız var. Özlem ve Elif arabayla bizim siteye gelecekler, daha sonra benim arabayla yola koyulacağız. Eğer ben çalan telefonları duyar da uyanırsam. Allahtan ablam var, “İrem kalk Özlem’ler otoparka gelmişler bile” demesiyle fırlıyorum yataktan.

kalkış  Atatürk Havalimanı varış  Stavros Beach  Stavros  Yunanistan   Google HaritalarSabah 04.30, 5 kız başımıza İpsala’ya, oradan da Kipi kapısını geçerek Yunanistan’a gireceğiz. Yolda inanılmaz bir sis var. Üstüne bir de her yaz öncesi tamirata geçen duble yol, düşük banket, görme mesafesi 20 metrelerde. Öyle uyanığım ki 5 duyum ile kullanıyorum resmen arabayı.

20150502_111036Durmayı planladığım benzinliklerin tabelalarını bile ancak benzinliği geçtikten sonra algılayabiliyorum. Malkara’ya gelmeden önce hemen sağda kahvaltı için herhalde yiyecek buluruz düşüncesi ile girdiğimiz bir peynircide hayatımızın belki de en güzel tostunu yeyip, sis endişesini biraz üzerimizden atarak yola devam ediyoruz. Neresi miydi burası ismi Ünal Peynircilik. Yazın kenara, Bozcaada, Saros ya da Yunan’a doğru giderken lezzetli bir mola.

20150502_125121Ne zaman ki Keşan’ı geçtik, yolda seyreldik, 1 Mayıs tatilini birleştiren diğer Kuyruksuz’lar başka yollara ayrıldılar. Biz vardık bile İpsala kapısına. Hızlıca ehliyetimi beynelmilel hale getirmem gerekiyor. Bu ne demek? Bizim Türkiye’de kullandığımız ehliyetleri Avrupa Birliği kabul etmiyor. Eğer oralarda araç kiralarsak sorun yok. Ancak karayolu ile kendi aracımızla çıktığımızda illa ki bu ehliyeti de 415 TL ödeyerek almamız gerekiyor. Az para değil ancak heyecan ve isteğimiz büyük.

20150501_114311Maksimum 1 saat içinde Yunan tarafında da işlemlerimiz bitiyor ve Egnetia otobanında güneş açmış, gün pırıl pırıl, uykusuzluk uçmuş gitmiş ve biz nereye gideceğimizi bilmeden ilerliyoruz.

Ne otel rezervasyonumuz var ne de bildiğimiz bir rota. Çok kez Yunanistan’a gittiğim için endişem yok. Aklımın bir köşesinde Halkidiki var aslında. Dedeağaç, Kavala, Thassos, Selanik bildiğim yerler ve kızlardan da evet Halkidiki güzel olur düşüncesini duymak istiyorum. Geç olmadan hem fikir olarak sırasıyla, Dedeağaç, Gümülcine, İskeçe, Kavala geçiliyor. Saatler 11’e yaklaşmış, sabah kahvesi içilmeli. Ancak Yunanistan otobanlarında benzinlikler yol içinde değil, kenarda, otoban gürültüsünden uzakta. Ama ben yine keşfetme derdindeyim. Tünellerden geçip arada deniz, koy gördükçe Nea İraklitsa tabelasından hemen sapıyorum. Ben de bilmiyorum ne bulacağımızı. Ancak Yunan’da hele ki basit bir sahil kasabasında negatif bir şey bulmam imkansız. Mayıs’ın biri. Hem onlarda da tatil ve ayrıca Yunan kültüründe yeni ay hep güzellikle, neşe ile karşılanır, kutlanır. Arabayı park eder etmez tüm bu saydıklarımı canlı gözlerle yaşıyoruz. Benim ekip mutlu, sahil kenarında ağaç altındaki kafede kahvelerimizi yeni moda kocaman gözlüklü Yunan delikanlısına sipariş ediyoruz. Oh be, hem bahar gelmiş, hem özgürüz, hem hayatı yaşıyoruz dolu dolu, hem de kahve geliyor. O sırada internete de girip, Halkidiki bölgesinde nerede kalsak diye araştırıyoruz. İlk parmakta Stavros kasabası mantıklı geliyor ve orada Alexander Inn otelini kaydediyorum, rezervasyon yapmadan. Gidince belki fikrimiz değişir, kim bilir, bize belli olmaz.

IMG_2643Nitekim, hem oteli hem kasabayı pek seviyoruz. Son derece bakir bir yer, otel misler gibi, tertemiz, 2 kişilik oda, kahvaltı dahil 40 Euro. Aile işletmesi, evin kızı kaydımızı alıyor, damadı öğle yemeği için Lefteris’i öneriyor, oğlanın karısı Dina ise ertesi sabah bize enfes bir kahvaltı hazırlıyor.

IMG_2667Eşyalarımızı atar atmaz, Yunan mezeleri ile hasretimizi gidermek üzere Lefteris’e doğru yürüyoruz. Hemen hemen hiç turist yok kasabada. Keçisini gezdiren teyze görmek de mümkün!

Lefteris nasıl mı? Tam bize göre, servis biraz ağır aksak olsa da öğle vakti diyoruz, yetişmek zor. Kalamar ızgara hayali ile yanıp tutuşuyoruz. Hep aklımdadır, Yunan’da böyle bilinmedik yerlere gir, köy restoranlarında meze söyle… Yine yanılmadan, mesut, bahtiyar olarak hele bir de hesabı görünce cennete mi düştük diyerek birbirimizi çimdikleyerek masadan kalkıyoruz.

IMG_2725Öğleni geçti artık, biraz dinlensek fena olmaz. Güneş yakar mı? Yakar belki, ya denize girilir mi? Soğuktur kesin. Ama ben açım, denize açım. Bir daha bulamayacak gibi de biliyorum kıymetini.

İremTur akşama kadar serbest zaman diyor, benim kızlardan biri şezlongda uyuyor, öbürü odasında kestiriyor, ben internette dolanıyorum, arada lak lak yapıyorum. Ne zaman ki vücudum çok ısınıyor ben o denize girerim arkadaş, aylardan Mayıs olsa da, Yunanistan’ın kuzeyinde olsak da. Bu soğuk deniz beni yenemez. Girdim nitekim. Dondum nitekim. Çıkınca da kendimi yeniden doğmuş kadar canlı hissettim. İyi ki girdim!

20150502_145347Akşam üzeri ise biraz daha keşfetmek gerek bulunduğumuz bölgeyi. Halkidiki Selanik’in güneyinden aşağı doğru inen 3 parmağa benzer bir coğrafi alandan oluşuyor. Bu 3 parmak bolca küçük yerleşim, plaj ve tatil yeri barındırıyor. Parmakların isimleri ise Kassandra, Sithonia ve Agion Oros’tan oluşuyor. Biz şu an Agion Oros’un kuzeyindeyiz, aslında biraz güneye inmeye çalışsak biliyoruz ki gidemeyeceğiz. Zira bu bölge kadınlara ve ortodoks olmayan erkeklere kapalı bir manastır bölgesi. Biz arabayla biraz sahilden devam ettiğimizde yeşilden denizi, denizden yeşili göremez halde birbirine girmiş nefis manzaralarla karşılaşıyoruz. Ah bir yaz olsa diyoruz, şu akşam serinliği ısırmasa, cayır cayır yansak. Neyse abartmadan akşam yemeğine geçiyoruz. Gyros yani bizim bildiğimiz şekli ile döner yer miyiz? Yeriz, tavuk, domuz ya da dana. Dana yeriz, patates kızartması da söyleriz, bira değil şarap içer kişi başı 5 euro öder kalkarız. Mis gibi. Kahve ve uykunun ardından yarın hedefimiz en batıdaki ve en turistik parmak, Kassandra bölgesi!

IMG_2698Sabah herkes hazır ve nazır, Selanik tarafından değil de Halkidiki’yi tam kesecek bir rota belirleyerek, yeni uyanan doğaya hayran hayran bakarak, Aristotales‘in memleketinde felsefe üretmeden, Orhan Gencebay şarkıları dinleyerek, birkaç kez yanlış yola sapıp sonra doğruyu bularak Nea Moudania, Nea Fokea ve aklımdaki hedef Afitos!

kalkış  Stavros Beach  Stavros  Yunanistan varış  Afytos  Yunanistan   Google HaritalarKalacak yerimiz belli değil, 2 saate yakın yol yapmışız, biraz sora sora Maria’nın pansiyonunu buluyoruz. 2 kişilik oda 20 Euro. Evet çok ucuz, ancak yataktan başka bir şey bulmak da lüks. Pek konforlu olduğunu söyleyemem ancak zaman kaybetmemek adına Maria’ya tamam diyoruz. Bilmiyoruz ki ertesi sabah Maria cadının teki çıkacak, çarşafımı çalmışsınız diyecek, Yunanca kavga edecek bizimle.

Eşyaları atıp, bulutlu havada, olsun biz bikinilerimizi giyelim, yine gireriz denize yürekliliğindeyiz.

IMG_2773Halkidiki gerçekten anlatıldığı kadar var. Yunanistan’ın hatta Balkanların Maldivleri. Öylesine güzel bir deniz, berrak, tertemiz. Plaja koşarak inip, yok yahu çok soğuk giremeyiz derken 1 biranın ardından hoop sudayız. Yeniden hatırlatayım kendime, aylardan Mayıs, ilk günleri hatta. Hava bir açık bir kapalı. Elbette deniz bu mevsimde soğuk, ılık olması mucize olurdu ancak şu var ki vücut 5 dakika içinde alışıyor, bayılıyor, tutkunu oluyor hatta. Birden bire bastıran yağmur ile apar topar kaçıyoruz sahilden. E o zaman ne yapmalı, en güzeli yemek yemek! Pansiyonumuza yakın pek çok restoran var harika deniz manzarasına sahip. Thalassa güzel bir yere benziyor. Yine oturduktan sonra doğru tercih yapmış olduğumuzu gelenlerin görünüm ve lezzetinden anlıyoruz. Foursquare yorumları da bizi destekliyor.

20150502_160134Yemek sonrası keşif zamanı. Birkaç kilometre ötede Kalithea kasabasına gidip, sahilde kahve ve hiç konuşmadan geçen zaman. Ellerde telefonlar, wi-fi bulmuşken paylaşımlar, whats app diyalogları… Akşamı etmişiz.

Ertesi sabah artık kısa ve özgür tatilimizin son gününde, zamanın çoğu yolda geçecek, farklı molalarla tadı sonuna kadar çıkacak. Bu sefer Selanik tarafından Egnetia otobanına bağlanıp, nasıl geldiğimizi anlamadan kendimizi Dedeağaç’ta buluyoruz. Güneş tepede, gün bizim. Acele etmeyelim, bir de Makri plajında denize girelim.

IMG_2730Sonrası gümrük geçişi, freeshop alışverişi, yemek Keşan’da satır et keyfi ile coşacak. Tekirdağ’da kuzenimde kahve molası, sonrası ver elini İstanbul ve biten 3 günlük şahane bir tatil.

Uzun bir yazı oldu farkındayım ancak pek çok detayı aktarmak istiyorum buraya.

20150502_181418Özetle, Halkidiki bölgesinde en az 2 gün kalınmalı, mümkünse özgür olmak için arabalı olmalı. Otel yaz mevsiminde önceden ayarlanmalı. Bizim şansımıza henüz sezon başlamadan burada olduğumuz için kolaylıkla yer bulabildik.

Böyle işte, bir güzel tatil hatta bilgisayar açmadan, email bakmadan harika geçti. Son yıllarda her tatilde yanımda bilgisayarım, çalışma defterim akşamları otel odalarında çalışarak geçiyor. Bir bu gezi, 3 gün boyunca ruhumu dinlendirdi diyebilirim. Darısı diğerlerinin başına…

Related posts:

Kuyruksuz Uçurtma takma adı 2009'dan bu yana blogumun adı! Yakıştı diye düşünüyorum. Benim gibi, rüzgar akıllı.

There is 1 comment for this article
  1. Pingback: Alexandroupoli | Dedeağaç | Kuyruksuz Uçurtma

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir