En son ne yazdım?

Cenevre, saatlere sığar mı?

Newark Havaalanındayım, bavullarımı teslim edip uçağa gitmeden önce bir kadeh bir şey içip rahatlarım, sonra da uçakta mis gibi uyurum gibi hayallerim var.

Ancak o da ne? Gişedeki görevli 60 yaş üstü hanım aktarmalı uçuşumda sorun olduğunu, Cenevre yerine Münih aktarmalı gidebileceğimi ancak aaa onda da yer yok diyerek beni 9 saat bekleme olan uçağa alabileceğini anlatıyor. Yine Cenevre’de bekletecek beni. Derdim bir an önce İstanbul’a gitmek zira Kartopu hasta ben de uzaklarda biraz psikolojik olarak dağılmış durumdayım. 

Lviv’e seyahat

Benim severek takip ettiğim gezgin ekipten arkadaşlarımın genelde kışın, karlar içinde yürüdüğü sokaklarda ben yaz günü şort – tişört dolaşmaya gidiyorum.

Neden? Çünkü soğuğu sevmiyorum. Üşümeyi sevmiyorum. Eminim bambaşka güzelliktedir Lviv, kar altında ve sıcacık mekanlarla. Ben almayayım.

Ablamla birlikte Lviv’e uçuyoruz, 3 gece ve tam 4 günümüz var. Fazla gelebilir belki küçük bir şehir için. Biz kendimizi yormadan, biraz da içine dinlenme molaları katarak yaşayalım diyoruz.

Cadiz, Marbella, Malaga…

Tembelliğin de bu hayatta aslında hiçbir bahanesi yok.

Endülüs gezisine gideli, oradan döneli 1 yıldan fazla oldu. Facebook, instagram eski postları hatırlatıp duruyor. Shame on you, İrem!

Kendimi önce kendime affettirmek üzere oturdum şimdi bilgisayarımın başına.

Malaga, Granada, Sevilla ve Cordoba ile başlayan bu muazzam seyahatte, arabamızı kiralamış olmanın verdiği özgürlük hissi ile sabah erkenden otelden ayrılıp Cadiz’e doğru yol alıyoruz. 

Kıbrıs’ın saklısı, Lefkoşa

Her sene yaş alırken hem büyük beklentilerim oluyor içimde hem de ay İrem abartma ne olur, sakin ol, herkes yaş alıyor, seni özel yapan bir şey yok. Ne kadar çok beklenti o kadar hayal kırıklığı. Ama ben tipik bir yay burcuyum, aya gitmek bile benim için uçuk değil. Diğer yandan o gün yatıp uyuyabilirim de. Desem de inanmayın, hayatta yapmam böyle bir şey. Ya sonu ya başı, bana bir sürpriz yaratır, yaratmazsa ben şartları zorlarım muhakkak. Hayattan beklentim hep yüksek. Umudum da bir o kadar.

İstanbul Havalimanı deneyimim

Adı ne olacak, ay çok mu uzak, gerçekten çok büyük mü derken, bilemiyorum ama sanırım onda biri çalışır vaziyette olarak açıldı yeni havalimanımız.

Ben de günde 5 uçuştan biri olan Lefkoşa, Ercan’a uçtum 2 gün önce. Şimdilik yurt içinde Antalya, İzmir ve Ankara, yurt dışında da Kuzey Kıbrıs ve Azerbaycan’a uçuluyor. Ocak 2019 ile birlikte büyük taşınmanın akabinde uçuşlar artacak. Gelin görün ki ben bu kısa sürede tam geçişin gerçekleşeceğine inanmıyorum. Tam kapasite çalışması herhalde birkaç yıl sonra olacak.

Cordoba, Endülüs

Sarı beyaz yapıları ile Cordoba…

Sevilla gibi güzel bir şehirde gün bize yetmese de Endülüs bölgesindeki kısıtlı zamanı en iyi şekilde geçirmek idealimiz.

Kiraladığımız arabamızla yönümüz belli olarak Cordoba’ya doğru gidiyoruz. Écija‘daki kahve molamızın ardından güzel müzik, sarı topraklar arasından devam ederek dar sokakları ile meşhur Cordoba’ya ulaşıyoruz. Arabamız küçük olmakla birlikte gerçekten o daracık sokaklarda ilerlemek ve park yeri bulmak güç. Hava da güzel herkes sokaklarda. Bulduğumuz kapalı otoparka aracımızı koyup şehri yürüyerek keşfetmeye koyuluyoruz.

Bir başka İspanyol güzeli, Sevilla

Granada’da geçen ikinci günün ardından hala tur otobüsümüz ile Sevilla’ya doğru İspanya’nın hafif kurak, maki bitki örtüsü ile bezenmiş arada tepeliklerle dolu otobanında ilerliyoruz. 2,5 saat süren yolculuğun ardından şehre indiğimizde Kasım ayında olmamıza rağmen ılık, güneşli bir hava ve hafta sonunun verdiği coşku sokak aralarından caddelere kadar yüzümüze çarpıyor.

Biz yine gruptan ayrı kendi özgür ruhumuzun sesini dinleyerek hareket ediyoruz. Önce trafiğe kapalı ana caddesinde biraz tur attıktan sonra arada dar sokaklara girip çıkıp şehri keşfe dalıyoruz.

Bali, Ubud

Ayn diyor ki yeni kitabım için konsantre olmam gerekiyor. Biraz Kamboçya’dan işlerden uzaklaşıp kitapta hızlanmalıyım. “Eee ne yapacaksın, ne düşünüyorsun?” diyorum. 1 ay Bali’de kalacağım, sakin kafelerde oturup yazılarımı yazacağım. Ne güzel fikir diye imreniyorum içimden. İrem kız sen de baksana bilet dediğinde içimde yapsam mı bu deliliği diye bir geçiyor. Ay yok, hesaplı gitmem lazım falan filan derken bir 10 gün falan geçiyor e-mailimde tek yön gidiş biletimle bakışıyoruz birbirimize.