Heineken Experience | Dahiyane Bir Pazarlama Fikri

Geçtiğimiz yıl Amsterdam’da geçirdiğim 4 gün boyunca bir türlü gitmeyi organize edemeyip, aklımda kalan bir yerdi Heineken Experience. Bir daha Amsterdam’a gelirsem ilk işim diyordum. Şanslıyım ki aradan yıllar geçmeden isteğim gerçek oldu.

Floriade 2012 gezisi sonrasında trenle Hollanda’nın güneyinden kuzeyine, Eindhoven’i geçerek 3 saatte Amsterdam’a varıyoruz. Tren istasyonunu ezbere biliyorum. Otelimiz istasyona yürüme mesafesinde olduğu için hemen bavulları atıp saatlik bir tram bileti ile Heineken Experience’in kapısında buluyoruz kendimizi. Önceden hazırlıklıyım internetten 15 Euro’ya biletimi almıştım. Kapıda almak isterseniz bilet 17 Euro, aradaki 2 euro kahve parası olarak karınız oluyor. Gerçi oteldeki broşürlerden gördüğüm kadarı ile eğer otel resepsiyonundan da bilet alırsanız 15 Euro ödüyorsunuz. Her otelde var mı onu bilmiyorum sadece. 

Heineken Experience bana göre bir pazarlama dehası. Eski bira fabrikasında Hollanda’nın dünyaca ünlü bira markası Heineken’i hissedebilir, koklayabilir, dokunabilir, duyabilir ve içebilirsiniz. Girişten itibaren her noktada sizi karşılayan güzel, yakışıklı ve sempatik ekiple yaklaşık 1,5 saat sürecek keyifli bir zaman geçirebilirsiniz. Ayrıca oldukça da eğlenceli. Her bölümde markaya daha da yakınlaşıp, çıkışta hepimiz Heineken sevdalısı oluyoruz. Amaca çok eğlenceli bir şekilde ulaşılıyor.

Teknoloji ve interaktivite pek çok alanda karşınızda. Eski bir fabrika binası olmasına karşılık, içinde etkileyici unsurlarla tur rehberi olmadan eğlenmenizi sağlıyor. Ekranlara gülümseyip poz veriyorsunuz emailinizi girdiğinizde o poz size Amsterdam ya da dünyanın başka bir ülkesinde Heineken görseli ile birlikte düzenlenmiş halde geliyor. Bununla birlikte arpanın biraya dönüşüm evresini similasyonda hissedebilirsiniz.  Hatta o kadar ki kendinizi arpa sanıyorsunuz. Öyle eğlenceli! Bir köşede DJ olabilirsiniz, diğer köşede bisiklet üstünde bira taşıyıcısı. 18 yaş üstünün girebildiği bu deneyimsel pazarlama dehası fabrikada ayrıca tadım harici 2 bira da ücretsiz. Çıkış ise zorunlu olarak heineken Shop üzerinden yapılıyor. Ancak bana göre pahalı olduğu için girişte verilen bileklikle hemen karşı caddenin oradan kalkan Heineken teknesine geçiyoruz. Tekne kanallardan geçerek birkaç sokak ötedeki diğer bir Heineken dükkanına götürüyor sizi. Bizim şansımıza hava çok güzeldi 15 Euro ile tekne turumuzu da aradan çıkarmış olduk.

Amsterdam uçak biletini uygun olacak şekilde SunExpress ile alırsanız, şehre vardığınızda bana göre ilk yapmanız gerekenlerden biri Heineken deneyimi. İnsanların hafızasında en fazla kalan ve en kolay etkileyen pazarlama aracı olan deneyimsel pazarlamaya dünyadaki en iyi örneklerden biridir Heineken Experience.

Siz uçak biletini ve konaklamayı organize edin, geriye bir tek Amsterdam’ın tadını çıkartmak kalıyor!

 

Related posts:

Kuyruksuz Uçurtma takma adı 2009'dan bu yana blogumun adı! Yakıştı diye düşünüyorum. Benim gibi, rüzgar akıllı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir