İstanbul Havalimanı deneyimim

Adı ne olacak, ay çok mu uzak, gerçekten çok büyük mü derken, bilemiyorum ama sanırım onda biri çalışır vaziyette olarak açıldı yeni havalimanımız.

Ben de günde 5 uçuştan biri olan Lefkoşa, Ercan’a uçtum 2 gün önce. Şimdilik yurt içinde Antalya, İzmir ve Ankara, yurt dışında da Kuzey Kıbrıs ve Azerbaycan’a uçuluyor. Ocak 2019 ile birlikte büyük taşınmanın akabinde uçuşlar artacak. Gelin görün ki ben bu kısa sürede tam geçişin gerçekleşeceğine inanmıyorum. Tam kapasite çalışması herhalde birkaç yıl sonra olacak.

 

Şimdi gidişten itibaren başlarsam, ben aracımla gittim, Başakşehir’den itibaren 33 km ve otoban bomboş olduğu için 20 dakika gibi bir sürede havalimanına ulaştım. Navigasyonla gitmeyi denedim ancak 2 kez yanlış yerden çıkardı beni, o nedenle benden sonra gidenlere tabelaları izlemeniz kafi olacak diyorum. Navigasyon konusunda da sanırım otobanda bazı yollar zaman zaman açılıp kapanıyor, tam bilemiyorum. Kuzey Marmara otobanı ise oldukça büyük olduğu için yanlarda palmiyeler olsa Malezya’dayım sanacağım, olmadığı için de Amerika’da gibiyim. Yok yok Kemerburgaz ile Çatalca arası burası. Hayal kurma İroş. Hayal eksik kalmasın, ha bir de mevsimlerden yaz olsa!

Taksi hiç görmedim diyebilirim. Yenikapı-Sirkeci, Beylikdüzü Tüyap, Otogar, Bakırköy, Beşiktaş, Alibeyköy Cep Otogarı, Kadıköy, Hacıosman, Tepeüstü, Arnavutköy, Kemerburgaz, Sarıyer, Başakşehir, Bahçeşehir, Mahmutbey Metro, Halkalı ve Mecidiyeköy’e giden otobüsler var.

Otopark şimdilik ücretsiz. Ancak alana girerken karınca kıvamındaki bazı tabelalar maalesef şaşırmaya sebep oluyor. Kapalı otopark henüz aktif değil ve zaten her yer inşaat halinde. Neyse giriş yönünde allahtan o soğukta pek çok görevli sokakta da çalışıyor ve kibar bir şekilde yönlendiriyorlar. İnşaat deyince tabi her yer biraz çimento kokuyor.

Saymadım ancak 5 ya da 6 büyük giriş kapısı var. Benim gittiğim gün 2 numaralı kapı, bugün döndüğümde de sadece 1 numaralı kapı açıktı. Havaalanının içi inanılmaz büyük. Yine bazı yönlendirmeler yetersiz. Allahtan çok fazla görevli var ve hepsi gerekli yönlendirmeleri yapıyorlar.

İçerisi baretli işçilerle dolu. Şimdilik Simit Sarayı, minik bir kafe, Penti, D&R, Turkcell, küçük de bir duty free açık. Dükkan alanları ayrılmış, yerleşecek olan markalar brandalara logolarını basmışlar. Aklımda kalan sadece Boyner var.

Şu an sadece iç hatlar gidiş bölümünden tüm girişler sağlanıyor. İçeride uçağın olduğu kapıya gidene kadar ben 2 km yürümüşüm, saatimin söylediği. İçerisi aktif olmadığı için tabi buz gibi. Hasta olmam inşallah diye dua ettim durdum içimden.

Uçağa geçtikten sonra da uçak kalkış yapacağı piste ulaşmak için bayağı bir dolaştı. İnişte de aynı şekilde körüğe gelip park edene kadar zaman geçti biraz. Bavulumu vermediğim için bantta beklemedim, pasaport kontrolü sonrasında hemen çıkabildim.

Ben neden mi gittim kışın bugününde Kıprıs’a? E doğum günüm, üstüne THY yeni havalimanından uçuşlara 5 kat mil veriyor. Çok şahane oldu.

İnsansız her yer tatsız oluyor, hayal ettim bitsin, dolsun taşsın o zaman seveceğiz havaalanımızı. Zira şimdi bomboş olması, fiziken ve hissen soğukluğu.

Büyük mü? Evet çok büyük. Devasa bir alan, dünyanın en minik ülkelerinden kat be kat büyük, öyle düşünün. Ha bir de girişte büyükçe bir cami yapılıyor. Orta Doğu ülkelerinin havaalanlarını hatırlattı bana.

Diyeceklerim bu kadar.

*Bir minik notum, insanların içinde fotoğraf çekmeye utanıyorum ben zaman zaman, o nedenle fotoğraflarım başarısız bu yazımda. Kusura bakılmasın ne olur.

 

You may also like

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *