Dünya bugün tembel, bense hamarat!

Kar, buz, soğuk, eksi dereceler, kapanan yollar, aksayan işler, kötü haberler…İşte böyle bir hafta sonu İstanbul’da. Cumartesi sabaha karşı başlayan kar tüm şehir hatta neredeyse tüm Türkiye’yi etkisine aldı. Günlerdir bekliyoruz bu kar yağışını. Bilgilerimizi birbirimizle paylaşıyoruz. Ben Poseidon’a güveniyorum, herkese onu anlatıyorum, saat saat veriyor ve kesinlikle doğru çıkıyor diye. Herkes hangi web sitesinden takip ediyorsa onu belirtiyor. Yani gündem Perşembeden bu yana yoğun bir şekilde hava durumu. Ee durum böyle olunca hafta sonu evde mahsur kalırız düşüncesi ile Cuma akşamından market alışverişi yapılıyor. Her öğün ayrı ayrı düşünülüp, yiyecek, içecek, meyve, sebze, çekirdek ne istersek alıyoruz ablamla. Duamız elektrikler kesilmesin de hafta sonu ısınma ve aydınlanmadan yoksun kalmayalım, internetimiz olsun. Aksilik olmazsa evde tadı çıkacak gibi görünüyor bu durumun…

Cumartesi sabah  uyandığımızda her yer bembeyazdı. O da ne ilk sürpriz elektrikler yok! Neyse ki bizi bir an korkutan duygu 1 saat sonra elektriğin gelmesi ile son buldu ve tüm hafta sonu boyunca da herhangi bir kesinti olmadı. Cumartesi günüm yemek, içmek, yatmak, internette, TV kanalları arasında dolanmakla geçti. Bir ara cidden midem bulandı kanallar arasında gezinip sabit bir şey izleyememekten.

Pazar günü ise tüm dünya tembellik yaparken ben balerina cif tadında evin içinde oradan oraya temizlik yapıyordum. Ablamın da yardımı ile tüm evi bir güzel temizledim. Bana iyi geldi doğrusu. Kimse sevmez ama ben severim temizlik yapmayı.

Evin işi bittikten sonra Pazartesi sabahı arabanın üzerindeki 10 cm karla uğraşmayayım diye otoparka indim. İner inmez babam aklıma geldi, “önce arabayı çalıştır ki araba ısınsın, en azından motor ısınmaya başlayınca karlar da daha rahat temizlenir”. Aynen arabayı çalıştırdım o da ne derece -5’te! Ben bu kadar soğuk olacağını tahmin etmiyordum. Allah sokaktaki insanlara ve üşüyen, soğuktan zarar gören hayvanlara yardım etsin! Arabayı temizledim hatta before-after yapacaktım ama o kadar soğuktu ki fazla fotoğraf çekemeden eve geri döndüm.

Bugün yemek sırası bende. Bizde yemekleri ablam yapar ve ben evin şımarık çocuğu olarak keyfini sürerim. Bugün içimden geliyor ve şef ben olacağım. Evdeki salata malzemeleri ile güzel bir salata ve fesleğen soslu makarna. Makarnalar diri diri olacak, öyle kendini salmayacak. Hatta yoldan çıktım makarnayı süzdükten sonra fesleğen sosunun içine tereyağı bile attım. Salatam ise kafama göre, dereotu, bol marul, domates kurusu ve elmadan oluşuyor. Lezzeti mi Meltoş’a sormak lazım:) Kavaklıdere Ancrya Kalecik Karası’na takıldım şu sıralar. Sürekli onu içiyorum. İçimi hafif, yumuşak ve güzel bir kırmızı seçeneği. Yemek sonrası da tatlı iyi gider diye Dr. Oetker’in hazır krem karamel’inden yaptım. Kendim de yapabilirdim ama o kadarına üşendim. Sanırım bu kadarlık hanım kızlık yeter, yarın yine Kuyruksuz Uçurtma mesaisine başlayacağım.

Pazar sabahının acı haberi Şakir Eczacıbaşı’ydı. İki yıldır savaştığı kanser hastalığınıa 81 yaşında yenik düşmüştü. Allah rahmet eylesin ve geride kalanlar onun vizyonuna sahip çıksın temennisinde bulunuyorum.

Bu hafta hava elverirse Beyoğlu’da Flavio’ya gideceğim. Herkese sağlıklı ve neşe dolu bir hafta diliyorum.

 

Kuyruksuz Uçurtma takma adı 2009'dan bu yana blogumun adı! Yakıştı diye düşünüyorum. Benim gibi, rüzgar akıllı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir